Yazar : Özdek Evrim

ÖLÜMÜN DİĞER ADI ÇERNOBİL

ÖLÜMÜN DİĞER ADI ÇERNOBİL 
 

Özdek EVRİM 

26 Nisan 1986 günü gece yarısını 1 saat 24 dakika geçmişti, eski Sovyetlerin RBMK tipi nükleer reaktörlerinden kurulmuş atom santrallerinden birinin 4. reaktöründe iki büyük patlama meydana geldi. Bu tarihe kadar adı duyulmamış bu santralin adı Çernobil’di. Çernobil adı bu tarihten sonra ölümün adlarından biri olacaktı. Çernobil kazasından sonra o bölge de yaşayan 116.000 insan ilk bir ay içinde göç ettirildi, ama bu göç edenlerin hemen hemen hepsi zaten ölümcül dozun üzerinde radyasyon almıştı. Yine kaza sonrasında bölge de temizlik ve onarım işlerinde çalıştırılan 600.000 insan, ölümcül doz olan 10 millisievert’in 16.5 katı yani 165 millisievert radyasyona maruz kalmışlardı. Bu insanların büyük çoğunluğunun yaşamları büyük acılar içinde son bulmuştur. Bölge ile ilgili araştırma yapan bilim insanları, 5 milyonun üzerinde insanın yüksek düzeyde radyasyona maruz kaldığını söylüyorlar. Bu kaza sonrasında 264.000 hektarlık bir alan da tarım yapılamaz duruma geldi, 485 köy ise tamamen boşaltıldı. Kaza sonrasında radyoaktif bulutlar 27-30 Nisan arasında, Finlandiya, İskandinavya, Belçika; 28 Nisan-2 Mayıs arasında Doğu ve Orta Avrupa, Güney Almanya, İtalya, Eski Yugoslavya, Ukrayna ve Eski Doğu Bloğu Ülkeleri, Türkiye-Karadeniz; 1-4 Mayıs arasında Balkanlar, Romanya, Bulgaristan, Türkiye-Trakya; 2 Mayıs’tan sonra Karadeniz-Türkiye olmak üzere çok geniş bir alanı etkiledi. Bu bölgelerde radyasyona bağlı hastalıklarda normalin üzerinde artışlar gözlemlendi. Unıcef’e göre beyaz Rusya’da 1988’den bu yana çocuklarda görülen hastalıklardaki artış oranları; sinir sistemi ve duyu organları %43, kan dolaşımı hastalıkları %28, cinsel organ ve üriner sistem hastalıkları %39, kemik, kas ve bağ dokuları hastalıkları %62, kan üreten organ hastalıkları %24, demir eksikliği anemisi %10, endokrin sistem bozuklukları %8, şeker %28, doğuştan kalp ve dolaşım hastalıkları %25, kötü huylu urlar  %38 olarak duyurulmuştur. Ukrayna Sağlık Bakanlığı kazadan sonra üçte birini çocukların oluşturduğu 3,5 milyon kişinin ciddi rahatsızlıklarla pençeleştiğini açıkladı. Ukrayna'da tiroit kanserine yakalananların sayısı yine on kat artmıştı. Uluslararası Kanser Araştırmaları Derneği'nden Dr. Elisabeth Cardis'in önderliğindeki Dünya Sağlık Örgütü bilim insanları, Beyaz Rusya'daki Gomel'de, kaza günü dört yaşın altında olan çocukların yüzde 36,4'ünün tiroit kanserine yakalandığını açıkladılar. Beyaz Rusya'da yaşayan kadınların yaşam süreleri 74 yıldan 58'e inmiş durumda. Bölgede kazadan 9 yıl sonrasında sakat doğan çocuk sayısı yüzde 20'lere ulaştı. Beyaz Rusya Sağlık Bakanlığı'nın verdiği bilgilere göre, ülkedeki çocukların yüzde 29'u kronik hasta. Ukraynalı bilim insanı Dr. Georgiy Lisiçenko, Dinyeper Nehri'ndeki radyoaktivite düzeyi konusunda yetkilileri uyarıyor. Bu nehir, Kiev'de ve ülkenin pek çok yerinde 30 milyon insanın içme suyunu karşılıyor; bunun yanı sıra, tarlalarda sulama amaçlı kullanılıyor…  

Dünya da Çernobil atom santralindeki kaza öncesinde ve sonrasında da çok sayıda nükleer kaza meydana gelmiş, bu kazalar sonucunda da çevreye yayılan radyasyon insan ve diğer canlılar  üzerinde ölümcül etkiler göstermiştir; fakat daha lokal kalmıştır. Çernobil kazası ile ilk kez ortaya çıkan durum bu santrallerdeki kazaların sınır tanımadığıdır. Çernobil’in ölüm bulutları çok geniş bir sahayı etkilemiştir. Çernobil’den Türkiye’de en fazla etkilenen bölge doğal olarak Karadeniz bölgesi olmuştur. Bu bölge de üretilen çayları serpinti sonrasında içerek, halkında içmesi gerektiğini söyleyen  bakanlardan tutunda, bu bölgede havada, toprakta ve suda radyasyon ölçümleri yaptırmayan ve hatta yapılan ölçümleri de halktan saklayan iktidarlar, bugün 20 yıl öncesine göre onlarca kat artmış kanser oranlarının hesabını bu bölge insanına vermek yerine, bilindiği gibi uluslar arası nükleer şirketlerin dümen suyunda Sinop İnceburun’a yapılmak üzere nükleer santral ihalesi açmışlardı. AKP iktidarının nükleer santral kurulumu için adres gösterdiği Sinop’ta, nükleer karşıtı güçlerin 29 Nisan 2006 da uğur Mumcu Meydanı'nda yapılan mitingine yaklaşık 10 bin kişi katılmıştı. Ülkenin çeşitli illerinden Sinop’a gelen nükleer karşıtlarının da destek verdiği mitingde Sinop Nükleer Karşıtı Platformu adına konuşan Hale Oğuz, 26 nisan 1986'da Çernobil felaketiyle hem nükleer santralin ikinci yüzü, hem de Türkiye'yi idare edenlerin ikinci yüzü ile tanıştıklarını söylemişti. Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Kemal Ulusaler de temiz ve güvenli enerji kaynaklarına yatırımların yapılması gerektiğini belirtmiş "ülkenin karanlıkta kalacağını söylüyorlar. Yok böyle bir şey. Bu ülkenin suları boşa akıyor. Bu santralin Sinop ve Türkiye'de kurulamasını engelleyeceğiz, izin vermeyeceğiz. Biz her zaman yanınızdayız'' demişti. Bilindiği gibi bu yılın başlarında AKP iktidarı sözcüleri ani bir dönüş yaparak nükleer santralin Sinop yerine Mersin-Akkuyu’ya kurulacağını söylemeye başlamışlardı. AKP diğer birçok mesele de yaptığı gibi nükleer santral ihalesinde de baskın bir politikayı devreye sokmuştur. İktidarın ihale sürecini de hızlandırarak bir an önce santral yapımının başlatılmasını hedeflediği ortadadır. Amaç nükleer karşıtı tepkilerin minimalize edilmesidir. AKP’nin bu hesabı tutmayacaktır. AKP’nin bu hamlesine karşı hemen Mersin’de Çernobil faaciyasının yıldönümü olan 26 Nisan’da kitlesel bir miting organize edilmiştir. Nükleer karşıtları AKP’nin bu hesabına en büyük tepkiyi Mersin’de santrali yapmak istedikleri kentte yüzlerine çarpacaktır. Mersin NKP’nin organize ettiği miting 13.00’de hastaneler kavşağından yürüyüş ile başlayıp, 14.00’de Metropol binası yanındaki miting alanında çeşitli sanatçıların katılımı ile nükleer karşıtı bir şenliğe dönüştürülecektir. Nükleer karşıtı hareket Sinop’tan sonra Mersin’de de nükleer santralleri halka rağmen kuramayacaklarını egemenlere gösterecektir. Nükleeri Kurdurtmayacağız! 

Ölümün diğer adı Çernobil oldu, bir Kez daha hiçbir yerin ölümle anılmaması için; Ne Sinop’ta, Ne Mersin’de, Ne Türkiye’de ve Ne Dünya’da nükleer istemiyoruz! Nükleere Hayır!